>V. INTERNATIONAL ANKARA DESIGN WEEK

>

 TASARIM FARKLILIK YARATIR

Bu yüzyıl “tasarım” yüzyılı olacak. Tasarım farklılık yaratır. Keşifler çağı bir biçimiyle kapandı. Artık farklılaşma çağındayız. Teknolojiden sanayiye, sanayiden hizmet sektörüne sizi “farklılaştıracak” temel unsur bu dönem de bu sihirli kelime de yatmaktadır.

Bakma-Görme-Algılama-Anlama-Farkına varma ve Hareket Etme. Bu sıralama size “farkındalığın” kapısını açmaktadır ki, bu “tasarım” ile mümkündür.

Ankara Tasarım Günleri (Haftası), ilkini 2007 yılında gerçekleştirmiş ve “Tasarım Etkinlikleri” alanında Ankara’nın sahip olduğu ilk ve tek etkinliktir. 2007 yılından bugüne her yıl kesintisiz olarak devam eden Ankara Tasarım Günleri, bu yıl 5.kez gerçekleştirilecektir. ATG, seminerler, sunumlar, etkinlik tarihleri boyunca gezilebilecek tasarım sergileri, video art gösterimleri, çeşitli workshoplar ile, yoğun bir biçimde Ankara’yı bir tasarım merkezi haline dönüştürmektedir.
 

V TH INTERNATIONAL ANKARA DESIGN WEEK 2011
DESIGN MAKES A DIFFERENCE


This century will be century of design. Design makes difference. Age of discoveries ended in a way. Now we are in the age of differences. This magical word will carry you and make you different from technology to industry, industry to service sector.

Looking-Seeing-Perceiving-Understanding-Recognising and Moving. This sequence take you to the edge of ”Recognisation” and ”Design” makes it possible.

“5rd International Ankara Design Week “ will take place in Ankara between, Ankara Design Week will gather designers, academic staff and ne art students with workshops, exhibitions and debates. ADW is the only design related organisation that Ankara has and it is beginning to make Ankara an important center for designers in Turkey.

Hakan Dağ
www.ankaratasarimgunleri.org


>Design Turkey 2010 Endüstriyel Tasarım Ödülleri Sahiplerini Buldu

>

Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri, Türkiye’de kullanıcının ihtiyaçlarını gözeten, ihracatta ve ulusal pazarda ürüne katma değer ve rekabetçi üstünlük kazandıran “iyi tasarımı” ödüllendirmek amacıyla TURQUALITY® programı dahilinde, Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşunun (ETMK) işbirliği çerçevesinde düzenlenen bir tasarım değerlendirme sistemidir. 2 yılda bir yapılan Design Turkey bu yıl ki programını sonlandırdı. Jüri üyesi olarak benimde yer aldığım çalışma aslında uzun soluklu bir değerlendirme sürecinin sonucunda, 7 Aralık 2010 tarihinde düzenlenen ödül töreni ile bir kez daha “tasarımı ve tasarımcıyı ve tasarımın öneminin farkına varan firmaları” ödüllendirdi. Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri, nitelikli tasarımları teşvik ederken, Türk endüstrisinin stratejilerine yön vermeyi ve toplumda tasarım farkındalığını yükseltmeyi hedeflemektedir. 
Dünyaca ünlü uzmanlar tarafından oluşan 30 kişilik jürimiz, ön elemeyi geçen başvurular arasından toplam 222 ürünü sektörel bazda değerlendirerek, İYİ TASARIM ÖDÜLÜ ve ÜSTÜN TASARIM ÖDÜLÜ olmak üzere 2 kategoride derecelendirdi. Buna ek olarak gelecekte endüstriye yön gösterecek, yaratıcı fikirleri desteklemek amacıyla üretim için programa alınmamış, 8 kavramsal tasarım projeside ‘KAVRAMSAL TASARIM ÖDÜLLERİ’ kategorisinde değerlendirildi.

Toplam 13 sektörde 47 ürün ‘İyi tasarım ödülüne’, 19 ürün ‘Üstün tasarım ödülüne’değer bulunurken, bu yılki konusu İNSANİ TASARIM olarak belirlenen kavramsal projeler arasından da 3 proje kavramsal tasarım ödülüne layık görüldü.


>Yıkıcı Yırtıcı Bir Sergi

>

Tarihler 2009 yılını gösterdiğinde ülkemizde ve dünyada “kriz” günlük hayatın her anına hükmeder bir hale gelmişti. Kapitalizm dönemsel olarak yüksek çıkışlı, ama öz olarakta sürekli krizlerin oluşması ile kendi devamlılığını sağlayan bir sistemdir. Bu süreç içerisinde hemen hemen her sektör, kriz kavramını tartışmaya gündemde tutmaya ya da kendi koşulları ile krizi ilişkilendirmeye endeksli bir döneme girdi. Bizde 3. ATG sürecinde ana konu başlığımızı ve tasarım sektöründeki ilk tartışmayı “Kriz ve Tasarım” üst başlığı ile gündeme aldık. Bu bağlamda gerçekleştirilen etkinliklerde ATG Fikir Sahibi ve Proje Yöneticisi olarak “Kriz” kavramını vurgulayan bir Afiş Sergisi açtım. Serginin temel çıkış noktası, aslında krizin öyle çok şaşalı, süper ekonomik bilgi gerektirmeyen, bu sistem içerisinde herhangi bir zamanda herhangi biri tarafından ya da etkiler tarafından çok kolaylıkla gündemin en üst başlıklarına çıkarılabileceğinin düşüncesi ile “Kriz” ile bir oyun oynamanın sergisi olmasına karar verdim. Aslında iş çocuk oyuncağıydı. Sonuçları itibari ile ciddi bir durum olmasına karşın, istenen aslında bu ciddiyetin bilincine herkesin varmasını sağlamak ve arkada büyük oyunların oynanmasına zemin hazırlamak olabilirdi. 
Biliyorsunuz bu ülkede güzel sanatlar ile ilginenler çocukluk ve gençlik çağlarının ilk dönemlerinde, doktor, avukat, öğretmen, mühendis ya da memur olmaya zorlanmış ve içlerindeki patlamaya hazır volkanların üstü sürekli koca koca taşlar ile kapatılmıştır. İşte bu ve buna benzer düşüncelerle hazırlanan çalışmalar evin reisleri tarafından bulunmuş ve vahşi batının çöplüğüne atılmıştır. Çocuk bu yaptıklarını çöpten almış üzülmüş, düzeltmiş ve yarın olacak sergiye hazır hale getirmiştir. Sergi mekanına gittiğinde herkes Krizi konuşmaktadır. Kafasında kendi yaşadığı kriz vardır ve söylenenler hiç mi hiç ilgisini çekmemektedir. Tam o sırada biri yanına yaklaşarak “Kriz” hakkında ne düşündüğünü sorar. Çocuk cevaplar “ne krizi ya, krizi babam da yapar.”
 

>TASARIM FARKLILIK YARATIR. *

>

Bu yüzyıl “tasarım” yüzyılı olacak. Tasarım farklılık yaratır. Keşifler çağı bir biçimiyle kapandı. Artık farklılaşma çağındayız. Teknolojiden sanayiye, sanayiden hizmet sektörüne sizi “farklılaştıracak” temel unsur bu dönem de bu sihirli kelime de yatmaktadır.

Bakma-Görme-Algılama-Anlama-Farkına varma ve Hareket Etme. Bu sıralama size “farkındalığın” kapısını açmaktadır ki, bu “tasarım” ile mümkündür.

Ankara Tasarım Günleri, ilkini 2007 yılında gerçekleştirmiş ve “Tasarım Etkinlikleri” alanında Ankara’nın sahip olduğu ilk ve tek etkinliktir. 2007 yılından bugüne her yıl kesintisiz olarak devam eden Ankara Tasarım Günleri etkinlikleri bu yıl 4. defa gerçekleşecektir. ATG, seminerler, sunumlar, etkinlik tarihleri boyunca gezilebilecek tasarım sergileri, video art gösterimleri, çeşitli workshoplar ve  tanıtım stantları ile birlikte, yoğun bir biçimde Ankara’yı bir tasarım merkezi haline dönüştürmektedir.”  


Günümüzde görsel iletişim tasarımı, bütün tasarım disiplinlerini kaynaştırarak kullanmaktadır. Bu noktada Ankara Tasarım Günleri (ATG’10), tasarımı üst baslık olarak kurgulayarak farklı disiplinleri bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. ATG’10, yasadığımız çağın temel sorunlarına ayna tutmakta, bunlara tasarımın katabileceği “artı değerin farkındalığından” hareketle bu yılki konseptini “Tasarımda İnovasyon” olarak belirlemiştir. 4. Ankara Tasarım Günleri Etkinlikleri “Tasarımda İnovasyon” konseptini “Çevre, Yenilenebilir-Sürdürülebilir Enerji Kaynakları, Geri Dönüşüm ve Sosyal Kampanyalar” gibi geniş bir alt içerikler üzerinden kurgulamaktadır.
İçinde bulunduğumuz zaman, artan ihtiyaçların ve azalan kaynakların tanımlandığı bir süreçtir. Yaşadığımız şu dünya üzerindeki kaynakların daha akıllıca ve verimli kullanılması artık bir zorunluluk halini almıştır. Daha insani tasarım öğeleri oluşturmak, doğa ile dost çalışmaların altına imza atmak ve sosyal alandaki kirlenmişliğe dair fikirlerimizi direkt ve çarpıcı olarak anlatmanın derdi biz tasarımcıları her zamankinden daha dikkatli ve bilinçli üretim yapmaya zorlamaktadır. Ankara Tasarım Günleri 2010 yılında gerçekleştireceği etkinliklerini, bu ve buna benzer yaklaşımları, reklam sektörünün önde gelen temsilcileri, tasarımcılar, akademisyenler ve bu konuda sözü olan herkesle paylaşmanın, tartışmanın gelişip geliştirmenin zemini olarak görmektedir.
Bu yıl etkinliklerimiz çerçevesinde, inovasyon konusundan, patent haklarına, tasarımda fikrin oluşmasından, kentsel yaşamda tasarımın önemine, alışveriş kültürü ve tasarım ilişkisinden, çevresel tasarıma, illüstrasyondan, karakter tasarımına, reklam filmlerinden, reklam müziklerine kadar birçok farklı konu sergilenecek, tartışılacak, yeniden üretilecektir.


Hakan Dağ
Ankara Tasarım Günleri Proje Yönetmeni

* 4. Ankara Tasarım Günleri Çıkış Yazısıdır.

>GAZİ’DEN İŞADAMLARI İÇİN YENİ VE ÖZGÜN BİR YABANCI DİL PROGRAMI

>

Dr. Fatih Hasdemir: “Gazi Üniversitesi diğer üniversitelerimize hem örnek hem öncü olmuştur”

Gazi Üniversitesi’nin yürüttüğü ADCOESP (All Dimensional Foreign Language Instruction: A Constructivist ESP Perspective) adlı Leonardo da Vinci Projesiyle işadamları için yeni ve özgün bir yabancı dil programı hazırlanıyor.

“Tam Boyutlu Yabancı Yapılandırmacı Özel Amaçlı İngilizce Perspektifi” (All Dimensional Foreign language Instruction: A Constructivist ESP Perspective) Projesi, işadamları ve geleceğin iş adamları için 16 ünitelik bir yabancı dil programı oluşturmayı amaçlıyor. Bu hedefe yönelik oluşturmacı bir yaklaşım ve yöntem geliştirildi. Program orta düzeyde mesleki yabancı dil ve genel yabancı dil öğretiminin yanı sıra sosyal ve kültürel boyutlar da içeriyor. Katılımcı ülkelerin iş dünyasına ait başarı hikayeleri de kapsam içine alındı. Yakında tamamlanacak olan ürün, yapılandırıcı boyutu ile öğrencilere kendilerini bu bağlamlarda bireysel ve kurumsal olarak ifade etme olanağı tanımakta. Programın yapılandırılmasında birçok yabancı dil öğretim ve genel eğitim akımlarından faydalanıldı. Bu bilimsel mesleki eğitim projesinde Gazi Üniversitesi’nin ortakları Almanya’dan Brandenburg Üniversitesi, Çek Cumhuriyeti’nden Batı Bohemia Üniversitesi ve Finlandiya’dan Savonia Üniversitesi’dir. Proje Gazi Üniversitesi tarafından tasarlandı ve yürütüldü. 2006 Ekim ayından bu yana bu dört büyük eğitim kuruluşu, bu projede uyumlu bir şekilde çalışıyor. Çalışmanın büyük bir bölümü tamamlanmış bulunmakta. İş planındaki aktif iş paketlerindeki çalışmalar planlandığı gibi sürdürülüyor. Çıkacak ürünün iş adamlarına yabancı dil öğretme bağlamında büyük bir potansiyeli var. Gazi Üniversitesi’nin yürütücülüğünde tamamlanan “Tam Boyutlu Yabancı Yapılandırmacı Özel Amaçlı İngilizce Perspektifi” isimli Leonardo da Vinci Projesi’nin Yaygınlaştırma Konferansı 11 Eylül’de, Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Konferans Salonu’nda yapıldı.
“Tam Boyutlu Yabancı Yapılandırmacı Özel Amaçlı İngilizce Perspektifi” (All Dimensional Foreign language Instruction: A Constructivist ESP Perspective) Projesi, işadamları ve geleceğin iş adamları için 16 ünitelik bir yabancı dil programı oluşturmayı amaçlıyor. Bu hedefe yönelik oluşturmacı bir yaklaşım ve yöntem geliştirildi. Program orta düzeyde mesleki yabancı dil ve genel yabancı dil öğretiminin yanı sıra sosyal ve kültürel boyutlar da içeriyor. Katılımcı ülkelerin iş dünyasına ait başarı hikayeleri de kapsam içine alındı. Yakında tamamlanacak olan ürün, yapılandırıcı boyutu ile öğrencilere kendilerini bu bağlamlarda bireysel ve kurumsal olarak ifade etme olanağı tanımakta. Programın yapılandırılmasında birçok yabancı dil öğretim ve genel eğitim akımlarından faydalanıldı. Bu bilimsel mesleki eğitim projesinde Gazi Üniversitesi’nin ortakları Almanya’dan Brandenburg Üniversitesi, Çek Cumhuriyeti’nden Batı Bohemia Üniversitesi ve Finlandiya’dan Savonia Üniversitesi’dir. Proje Gazi Üniversitesi tarafından tasarlandı ve yürütüldü. 2006 Ekim ayından bu yana bu dört büyük eğitim kuruluşu, bu projede uyumlu bir şekilde çalışıyor. Çalışmanın büyük bir bölümü tamamlanmış bulunmakta. İş planındaki aktif iş paketlerindeki çalışmalar planlandığı gibi sürdürülüyor. Çıkacak ürünün iş adamlarına yabancı dil öğretme bağlamında büyük bir potansiyeli var. Gazi Üniversitesi’nin yürütücülüğünde tamamlanan “Tam Boyutlu Yabancı Yapılandırmacı Özel Amaçlı İngilizce Perspektifi” isimli Leonardo da Vinci Projesi’nin Yaygınlaştırma Konferansı 11 Eylül’de, Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Konferans Salonu’nda yapıldı.
Programa, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanı Dr. Fatih Hasdemir, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulvahit Çakır, ADCOESP Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. İskender H. Sarıgöz, Angela Lloyd, Yrd. Doç. Dr. Cemal Çakır, Okt. Arzu Şarlanoğlu Vural ve Okt. H. Burtay Kaynar, Satu Huusari, Irene Hyrkstedt, Milada Stockova, Mark Nichol, Hakan Dağ, Abdullah Şahin, Dr. Hüsniye Güler konuşmacı olarak katıldılar. Dr. Fatih Hasdemir, Türkiye’nin 2000 yılında Lizbon’da yapılan zirvede Avrupa’nın bilgi toplumuna dayalı daha rekabetçi, daha dinamik bir ekonomi oluşturulması, bilgi toplumu oluşturulması projesine katılma kararı aldığını hatırlattı. Bu çerçevede Avrupa Birliği’nin eğitim ve gençlik programlarına 1 Nisan 2004 tarihi itibariyle Türkiye’nin de tam katılım sağladığını dile getiren Hasdemir, o günden bugüne çok başarılı çalışmalar yapıldığını ve binlerce projenin kabul edildiğini ifade etti.
“Proje Avrupa’da başlatılan sosyal kalkınma hareketinin de bir parçasıdır” “Bugün kapanışı için toplandığımız proje de o başarılı projelerden birisidir” diyen Fatih Hasdemir, bu programların faydasının saymakla bitmeyeceğini belirtti. Hasdemir, projenin Avrupa’da başlatılan sosyal kalkınma hareketinin de bir parçası olduğuna dikkat çekti. Kalkınma hareketinin aşağıdan yukarıya doğru olduğundan söz eden Dr. Hasdemir, “Dolayısıyla onun faydalı etkileri çok daha yaygın bir şekilde hissedilir ve görülür. Türkiye de bunu gerçekten geçtiğimiz yaklaşık dört yılda hissetti. Özellikle geçtiğimiz dört yılda Leonardo projesi kapsamında Avrupa’da alınan toplam başvuruların yaklaşık yüzde 35’i Türkiye’den oldu” diye konuştu. Ülkemizde bu tür programlara ve projelere olan talebin çok fazla olduğunu kaydeden Dr. Fatih Hasdemir, “Bizde buna dayanarak gerek kendi hükümetimizle gerek AB Komisyonu’yla yaptığımız görüşmelerde programlara olan talebin çok fazla olduğunu dolayısıyla bizlere ayrılan ödeneklerin çok daha fazla olması gerektiği konusunu ısrarlı bir şekilde işledik” yorumunu yaptı. “Türkiye’ye ayrılan ödeneklerde yaklaşık yüzde 70’lik bir artış oldu” Özellikle 2007 yılı başından itibaren Türkiye’ye ayrılan ödeneklerde yaklaşık yüzde 70’lik bir artış olduğunun üzerinde duran Fatih Hasdemir, sözlerine şöyle devam etti: “Yani Avrupa’da hiçbir ajansın bütçesi bir yılda bu kadar artırılmazken bizim bütçemizde yüzde 70’lik bir artış oldu. Fakat bu da yeterli olmadı. Biz talebin tamamını karşılayacağını tahmin ediyorduk. Şu anda yine talep elimizdeki kaynakların çok üstünde. Böyle olması da bir bakıma iyi. Çünkü bu rekabeti getiriyor. Rekabet daha iyi proje yapılmasını sağlıyor. Sonuçlar da çok başarılı oluyor. Bu projeler sayesinde ülkeler, eğitim kurumları, bu kurumlar içerisinde çalışanlar eğitimciler, eğitim alan öğrenciler kendi eksikliklerini giderme fırsatı buluyorlar. Ayrıca birlikte program ve proje yapmayı öğreniyorlar. Birbirlerinin dillerini öğrenme fırsatı elde ediyorlar. Teknolojiyi daha iyi kullanmayı öğreniyorlar. Eğiticiler ve öğrenciler olaylara farklı açılardan bakmayı öğreniyorlar. Birbirleriyle yarışıyorlar. Ama bu tatlı bir yarış, tatlı bir rekabet.”
Eğitim ve gençlik programlarının Avrupa ülkelerinde sosyal kalkınmanın bir itici gücü haline geldiğini söyleyen Fatih Hasdemir, kendilerinin de bu sürecin bir parçası olmaktan, bu sürece bir katkı sağlamaktan dolayı hem mutlu hem gururlu olduklarını vurguladı. Gazi Üniversitesi’nin özellikle teknik eğitim yapan üniversiteler arasında ayrı bir yeri olduğunun altını çizen Dr. Hasdemir, bu programlar başladığından beri programlardan en fazla yararlanan üniversitelerin başında Gazi Üniversitesi’nin geldiğini ifade etti. “Hatta bir ara bize birtakım eleştiriler gelmeye başladı. ‘Yani siz Gazi Üniversitesi’ne niye bu kadar para veriyorsunuz, onlarla olan bağlantınız nedir?’ dediler. Bu bizden kaynaklanmıyor. Bu Gazi Üniversitesi’nin programa gösterdiği yoğun ilgiden kaynaklanıyor. Bu ilginin de artarak devam edeceğini düşünüyorum. Gazi Üniversitesi bu bakımdan diğer üniversitelerimize hem örnek hem öncü olmuştur. Bu projenin bir son değil diğer projeler için de bir başlangıç olmasını diliyorum.” Her proje ortağının sunu yaptığı konferansta projenin başlangıcından sonuna kadar yapılan tüm çalışmalar, karşılaşılan tüm güçlükler ve bunların nasıl aşıldığı hakkında bilgi verildi ve çalıştaylar kuruldu.

GAZİ HABER


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.